Haberler

Aralık 12 2016
Siemens Enerji Sektörünün Geleceğine Işık Tuttu

Siemens Enerji Sektörünün Geleceğine Işık Tuttu

Enerji çözümlerinde dünyanın en geniş çevre portföyünün sahibi Siemens, yenilenebilir ve fosil kaynaklardan enerji üretimi, enerji otomasyonu ve servisi, akıllı şebekeler ve enerji iletimine yönelik ürün ve çözümlerini, 20. ICCI Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nda tanıttı. Bu yıl “The Future of Energy- Geleceğin Enerjisi” konseptiyle ICCI 2014’te yer alan Siemens, konuşmacılarıyla da enerji sektörünün geleceğine ışık tuttu.
Enerji Sektörüne İlişkin Öngörüler

Birçok ülkede enerji arzının geleceğini en önemli gündem maddelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Gelişen pazarlarda enerji talebi yükselirken, sanayileşmekte olan ülkelerde enerji verimliliği ve çevre koruma ön plana çıkıyor.

Tüm ekonomilerde, sürdürülebilirlik ve enerjinin gelecekte de var olması enerji arzının dönüşümündeki anahtar kavramlar olarak görülüyor. Bu nedenle kaynakları korumaya odaklı ve çevreyle uyumlu enerji üretimi, enerjinin akıllı dağıtımı ve verimli kullanımı belirleyici bir rol oynuyor. Bu süreç, ICCI Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nın da çerçevesini oluşturuyor.

• Gelecekte, enerji sistemleri bugünden çok daha karmaşık, şebekeleşmiş ve esnek yapılara sahip olacak.

• Yüksek verimli ve büyük ölçekli enerji tesislerinin yanında rüzgar, güneş, hidroelektrik, biyo kütle veya jeotermal kaynaklarla enerji üreten binlerce orta ve küçük ölçekte enerji tesisleri olacak.

• Enerji dönüşümüyle “yeşil” enerjinin çağı başlayacak ve 2050’ye kadar sera gazı emisyonları yüzde 80 oranında azaltılacak.

Bu öngörüler, enerjide sürdürülebilirliğe yönelik inovasyonların yapılmasını, enerji verimliliğinin maksimum seviyeye çıkarılmasını, yenilenebilir enerji kaynaklarının rekabetçi fiyatlarla sunulabilmesini sağlayacak teknolojilerin üretilmesini gerektiriyor. Tüm bu alanlara yönelik çözümleri bulunan Siemens, “The future of Energy- Geleceğin Enerjisi” konseptiyle bu yılda ICCI Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nın kilit katılımcılarından biri oluyor.

Rüzgar Enerjisinde Siemens Teknolojisi

3 MW ve 3.2 MW gücünde, kanat çapı 113 metreye ulaşan, dişli kutusu kullanımı gerektirmeyen Dişli Kutusuz (DirectDrive) teknolojili türbinlerinin yanı sıra değişik saha koşullarına uygun çözümler Siemens standında tanıtıldı. DirectDrive türbinlerde, dişli kutulu türbinlere kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha az döner ekipman kullanılıyor. Bu teknoloji sayesinde türbinlerin hem bakım hem de nakliye ve montajında önemli avantajlar sağlanıyor.

Enerjinin Depolanması

Rüzgar ve güneş enerjisinin düzensizliğine bağlı olarak gelecekte enerji depolama sistemleri bir gereklilik olacak. Siemens SILYZER sistemi de verimli bir şekilde hidrojen üretme ve enerjiyi hidrojen formunda depolama imkanı sunuyor. Enerji talebinin ve maliyetinin düşük olduğu zamanlarda suyun elektrolizi ile elde edilen hidrojen, talep yükseldiğinde doğal gazla birlikte gaz türbinlerinde yakılarak kullanılabiliyor. Hidrojenin depolanması ve iletimi için de mevcut doğal gaz depoları ve boru hatlarından yararlanılabilmekte. PEM teknolojisini kullanan SILYZER, modüler yapısı, değişken yüklere hızlı adapte olabilmesi ve güvenilirliği ile şebeke dengeleme sistemleri için ideal çözüm sunuyor.

Yüksek Verimliliği Kanıtlanmış SGT5-8000H Gaz Tribünleri

Bulutlar güneşi kapattığında veya rüzgar yeterli hızda esmediğinde enerji üretiminde oluşabilecek dalgalanmaları olabildiğince çabuk bir şekilde dengelemek büyük önem taşıyor. Hızla devreye alınabilen doğal gaz çevrim santralleri böyle durumlarda ideal bir çözüm oluyor. Alanında dünyanın en verimli gaz türbini olan SGT5-8000H, doğal gaz enerjisini yüzde 60’tan fazla bir oranda elektriğe çevirebiliyor. Bu sistemler, kojenerasyon uygulamaları ile yüzde 95’e ulaşan genel bir verimlilik de sağlıyor. Siemens’in teknoloji lideri olduğu H sınıfı SGT5-8000H gaz türbinleri, 2015’de Cengiz Enerji için Samsun’da, 2016’da ise Enerjisa için Bandırma’da işletmeye alınmış olacak.

Yüksek Gerilim İletim Sistemlerinde Yenilikler

Elektriğin yüksek gerilimli güç hatları ile uzun mesafelerde iletimi sırasında her 1.000 km’de yüzde 10’dan fazla enerji kaybı yaşanıyor. Bu açıdan bakıldığında doğru akım çok daha iyi bir denge sunuyor, çünkü yüksek gerilimli, doğru akımlı (HVDC) iletim sistemleri, güç hattındaki kayıpları üçte bir oranında azaltıyor. En son teknolojili elektronik güç yarı iletkenleri sayesinde güç santralleri ve rüzgar çiftliklerinden çıkan alternatif akım, makul fiyatlarla doğru akıma dönüştürülebiliyor ve çok az bir enerji kaybıyla iletilebiliyor. Siemens yüksek gerilim (HVDC) teknolojisi, 800kV DC gerilim seviyesine kadar kendini kanıtlamış ve sistemde çalışır vaziyette bulunan birçok projesiyle bu alanda başarısını sergiliyor. Bu teknoloji, dünyanın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren ve verimlilik oranlarını yükseltmek isteyen kurumlar tarafından tercih ediliyor.

Akıllı Şebekelerin Daha da Akıllı Hale Getirilmesi

Büyük bir hızla artan nüfusun ve şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını sürekli yeni yatırımlar yaparak karşılayabilmek mümkün değil. İşte akıllı şebekelerin çıkış noktası da burası. Siemens olarak mevcut altyapı sistemlerini daha akıllı hale getirmek, otomatize etmek, insan hatalarından arındırmak ve daha verimli kullanmak için çözümler üretiyoruz. Akıllı şebekeler çok sayıda uzaktan sayaç izleme ve data analizi, kontrol edilebilir şebeke bileşenleri ve kendi kendini organize eden yazılım modülleri kullanılıyor. Siemens, Ar-Ge merkezlerinde akıllı şebekeler üzerinde sürekli çalışmalar yapıyor ve bu konudaki çözümlerini geliştiriyor. Gelecekte daha fazla sayıda enerji tüketicisinin, aynı zamanda enerji üreticisi olmasıyla daha fazla yenilebilir enerji ve dağınık enerji üretimi şebekeye entegre edilecek. Bu değişimle birlikte enerji dağıtımında üretim ve tüketim arasında dengeyi yaratan akıllı şebekelerin önemi daha da artacak. Siemens’in, enerji üreten işletmelere, endüstrilere, belediyelere, OSB’lere, iletim ve dağıtım şirketlerine sunduğu akıllı şebekelere yönelik yenilikçi ürün ve çözümleri de ICCI Fuarı’nda yer aldı.

Henrik Stiesdal İstanbul’daydı

Siemens, 9 numaralı salonda ürün ve çözümlerini sunmanın yanı sıra konularında 5 ayrı bildiriyle da fuarda yer aldı. Yenilikçi uygulamaları nedeniyle birçok kez ödüllendirilen Siemens AG Rüzgar Enerjisi Bölümü CTO’su Henrik Stiesdal, rüzgar türbinlerinde son trend teknolojileri anlatırken Siemens AG Enerji Üretimi ve Enerji Çözümleri Satış Müdürü Martin Wilkening, Samsun ve Bandırma 2’de de kullanılacak olan SGT5-8000H ürünüyle ilgili olarak, “Siemens H sınıfıyla kanıtlanmış kombine çevrimiçi enerji santrali teknolojisini anlatan bir konuşma yaptı. Siemens AG’den Dietrich-Georg Ellersiek ise “Kömür Santrallerinde Yanma Optimizasyonu Çözümleri” konuşmasını gerçekleştirdi. Fuarın “Yenilenebilir Enerji Teknolojileri-Rüzgar” oturumunda Siemens Türkiye Teknik Satış Müdürü Bilgihan Yaşacan “Integral Blade Tek Parça (Mono Blok) Kanat Teknolojisi” sunumuyla yer aldı. Ayrıca, fuarın üçüncü gününde Siemens Yazılım Geliştirme Uzmanı Gökhan Bölük “Akıllı Şebekeler” oturumunda “Akıllı Şebekelerde Ağ Güvenliği”ni anlattı.